10 GEZİ FOTOĞRAFI FİKRİ

Gezi Fotoğrafları

 Folklorik bir yere günlük bir gezi hafta sonu tatili veya uzun mesafe yolculuklarda gördüklerimizi kayıt altına almak fikri pek çok fotoğrafçı için en önemli motivasyon sebebidir.

Bizim için önemli olan şey yeni yerler keşfetmek farklı kültürler tanımak ve bunları daha sonra tekrar izlemek ya da diğer insanlarla paylaşmak için fotoğraf makinemize dikkatli biçimde kaydetmektir. Gezi fotoğrafları çekmek yetenek ve teknik bilgi gerektirmektedir.

Tabi burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta ise HSS (Holiday Snap Syndrome) sendromuna yakalanmamanız. Bu sendrom, çıktıkları gezilerde her noktayı fotoğraflayan deklanşör düğmesinin nefes almasına dahi izin vermeyen turistleri tanımlamaktadır. Bu yüzden gezi fotoğrafları çekerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta:
sakin olmanız ve çekeceğiniz kareyi ve oluşturacağınız kompozisyonu dikkatlice düşünmenizdir.

Bu bölümde sizler için hazırladığımız fikir ve ipuçlarını kullanarak seyahatlerinizde elde ettiğiniz anıları harika karelere dönüştürebilirsiniz. Hazırlanın! Uçuşa geçiyoruz…

1 En iyi tripod yanınızda bulunan tripod dur

Bu eski fotoğrafçı atasözü her fotoğrafçının altın öğüt olarak kabul etmesi ve uygulaması gereken bir sözdür. Tripodu gereksiz bir ağırlık olarak görenler olacaktır ancak yanınızda tripod varsa karşınızda daime yaratıcı fikirler çıkabileceğini bilmelisiniz. Tabi geziye çıkarken tam boyutlu tripodu yanınızda götürmeniz ve her yere onunla gitmeniz biraz zor olacaktır. Bu yüzden gezilerinizde kullanabileceğiniz ufak ve hafif bir tripod ile etkileyici uzun pozlama çekimleri ya da çok keskin gün batımı çekimleri gerçekleştirebilirsiniz. Çantanıza sığabilecek büyüklükte bir tripod ve yatay dikey kullanabileceğiniz kameranızı taşıyabilecek bir kafa sizin için fazlasıyla yeterli olacaktır.

2 Yerel portreler çekin

Kültür kelimesi bir milletin yemekleri kıyafetleri müzikleri nerede yaşadığı ve çalıştığı gibi birçok konuyu kapsamaktadır.Bunları kayıt altına alarak gelecek nesillere aktarmanın yolu ise fotoğraflamaktan geçiyor. Gezilerin dayanak noktası portre fotoğraflarıdır bu yüzden bir gezinin portresiz tamamlanması düşünülemez bile Göz temasının tamamen sağlandığı ve modelin poz verdiği portreler en sık tercih edilen portre çekimlerindendir. Ancak bunların yanı sıra modelin kameranın farkında olmadığı ya da aniden çekilen portreler de oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

İnsanların fotoğraflarını çekmeden önce kibarca izin almak ya da çektikten sonra çektiğiniz kareyi gösterek izin istemek bir nezaket kuralıdır.Bazı insanlar fotoğraflarının çekilmesinden rahatsız olabilirler.bazıları ise bunu hiç sorun bile etmeyebilirler.Kimisi ise çekim karşılığında sizden karşılık bekleyebilirler. Bu yüzden fotoğraf için izin alarak daha sonra oluşabilecek sorunların önüne geçmiş olursunuz. Gittiğiniz ülkenin kültüründe insanların fotoğraf çekilmeye karşı yasakları olabilir.Buna saygı duymalı ve kibarca kabul ederek bir başka bölgede şansınızı denemelisiniz. Eğer insanları uzak mesafeden çekiyorsanız genellikle çekmeden önce sormanıza gerek olmaz.Başka bir şeylere ilgileniyormuş gibi yaparak ve vizörü gözününüze dayamadan da anlık portreler çekebilirsiniz. (bu yönteme sniper fotoğrafçılığı da denmektedir) Kimi bölgelerde sizden çektiğiniz fotoğraf karşılığında bir karşılık bekleyebilirler.Bu yüzden yanınızda bolca yerel bozuk para  bulundurmanızda fayda var.

3 Herkesin gördüğünü değil, farklı açıları deneyin

Şehir manzaraları çekerken manzarayı karşıdan olduğu gibi çekmek yerine sahnede ön alana yerleştirebileceğiniz renkli objelere odaklanın ve bu obje üzerinden manzarayı besteleyin. Bu klasik yöntem ile şimdiye kadar doğra manzaralarında çok güzel kareler elde edilebilmişti.Şimdi ise bu yöntemi şehir çekimlerine uygulayarak fotoğraflarınıza farklı bir tat katabilirsiniz.Örneğin şehre 45 derecelik bir açıyla odaklanın ve çekin! Daha önce gördüğünüzden farklı bir şehir göreceğinize emin olabilirsiniz. Demir, beton ve camın birleşimi gökyüzünü delip geçen güneşin arkalarına saklandığı kocaman yapılar fotoğraflarda dramatik bir etki yaratacaktır.Bu etkiyi arttırmak için standart yatay ve dikey çekimlerin yanı sıra yamuk çekimler yapmayı da ihmal etmeyin.

4 Düşük ışıklı iç mekanlarda ISO’YA yüklenin

Dini yapılar iç mekan çekimleri için egzotik ve harika yapılardır.Ancak çoğu zaman alan dar ışıklandırma koşulları loş ve tripod kullanımı yasak olur. Geniş açılı bir lens çevrenizdekilerin büyük çoğunluğunu sıkıştırarak kareye dahil eder. Bununla birlikte ISO değerini yüksek bir seviyeye getirin ve görüntü sabitlemeyi açın. Böylelikle tripoda ihtiyaç duymadan düşük ışıkla başa çıkabilirsiniz.

5 Klasik mono çekimler ile retro karelet oluşturun

Işık çok güzel mekan harika fakat sıradan bir fotoğraf çekmek istemiyorsunuz! Hemen moralinizi bozmayın ve elinizdekilerle neler yapabileceğinizi bir düşünün. Fotoğrafları daha sonra düzenleme aşamasında siyah beyaza dönüştürebileceğiniz aklınıza getirin ve Retro tarzında kareler çektiğinizi hayal ederek deklanşöre basın.Burada deneyeceğiniz şey sehneyi eski tarzda tarihi bir kareymişçesine fotoğraflamanız. Fotoğraflarınızı bilgisayara aktardıktan sonra içlerinden iyi olduğunu düşündüklerinizi siyah beyaza dönüştürün ve sepya ekleyerek moderniteyi fotoğrafın içinden çekip alın. Bu sayede elinizde modern dünyada çekilmiş fakat geçmişi andıran çok hoş kareler olacaktır.

Bir çok kameranın Siyah & Beyaz çekim modu bulunmakta Bu mod sayesinde sahneyi fotoğraflamadan önce o sahneni mono renklerde nasıl göründüğünü görebilirsiniz. Ancak siz bu modu yine sadece ön izleme için kullanın ve fotoğraflarınızı renkli olarak çekip daha sonra fotoğraf düzenleme programlarında siyah beyaza dönüştürün.

6 Hayvanları ortamlarında fotoğraflayın

Evcil hayvanlar hayvanat bahçesi hayvanları ya da insanlarla bir arada yaşayan şehir hayvanları dünyanın her yerinde bulundukları için kolayca fotoğraflanabilecek canlılardır. Üstelik doğal mizaçları ve kendilerine has yapılarıyla fotoğraf karelerinize çarpıcı bir etki katacaklardır.

Tayland’daki bir hayvanat bahçesinde çekilen bu kare anne şempanzenin yavrusunun geleceğini düşünüyormuşcasına bir izlenim yaratıyor. Her zaman denk gelmeyecek bu sahne herhalde fotoğrafçının şansı olsa gerek… Vahşi yaşamı fotoğraflarken daime uzun odaklı objektifler kullanın. Şehir hayatının içerisinde yer alan hayvanlar insanlar alışmış olsalar da aradaki mesafeyi korumakta her zaman yarar var.

7 Fotoğraf içinde Fotoğraf

Büyük resmi ararken ufak ayrıntıları hep gözden kaçırırız. Bu ufak ayrıntılar ise bizlere fotoğraflarımıza katacağımız asıl vurguyu sağlar. Bu yüzden daha dikkatli olmalı ve ayrıntılara odaklanmalısınız. Resim içinde resim, sık karşılaşılan bir durum olmasa da karşılaşıldığında kaçırılmaması gereken fırsattır. Pencerede ipte asılı duran çamaşırlar duvara yaazılmış yazılar ya da kapının önüne konulmuş eski eşyalar…Her bir sahne o kültüre ait bir parçayı da içerisinde barındırmaktadır. Bu sebeble bariz kareler çekmeyi bırakın ve ayrıntıya odaklanın.

8 Yerel kültürü ve yaşam tarzını kayıt altına alın

Farklı kültürlerde yaşanan insanların yaşayış biçimleri yemeleri içmeleri çalışmaları ve kendilerine özgü gelenekleri daime içerisinde güzellikler ve ilginçlikler barındırır. Bu ilginçlikleri yakkalamak ise fotoğrafçılar olarak bizlere düşüyor. Zaten manzaraya kendinizi bir kez kaptırdıktan sonra mimariyi fotoğraflayıp kıyafetlerin dokularına daldığınızda kolay kolay kurtulamayacaksınız. Buradaki önemli nokta ise bu kültürel dokuları sizin farkınızı ortaya koyacak biçimde yaratıcı bir tarzda fotoğraflanmanız gerekliliği. Kendi kültürünüz ile seyahat ettiğiniz ülkenin kültürü arasında büyük farklılıklar olacaktır. İnsanların tarlalarını ekip biçmeleri ürettiklerini satmaları ya da ihtiyacı olan malzemeleri satın almaları gibi daha bir çok konuda farklılıklar ortaya çıkacaktır.

Bu aktiviteleri dümdüz olduğu gibi fotoğraflamak size hiç bir şey katmaz.Bu yüzden bir fotoğrafçı gibi düşünmelisiniz. Yani karşınıza yerel kültüre ait bir konu çıktığında öylece fotoğrafını çekmeden önce durup biraz düşünün  ve o kareyi farklı şekillerde nasıl çekebileceğinizi bulmaya çalışın.Farklı açılar deneyerek fotoğrafa sanatsal nitelikler kazandırın. Sahneyi olduğu gibi yakalamak daha önce binlerce kez yapılan en kolay ve en tembel seçenektir. Bu yüzden yaratıcılığınızı kullanın ve sahneye sıra dışı bir gözle odaklanın.

9 Nerede olduğunuzu anlatan bir kare yakalayın

”İşte buradayım” dedirtecek bir fotoğraf çektiğinizde o fotoğraf sizin yerinize gezinizin ayrıntılarını insanlara anlatabilecek güçte olmalıdır.Eğer gezi fotoğraflarınızda oluşan bir albüm yapma niyetindeyseniz bu tarz bir fotoğrafı albümünüzün kapağı olarak kullanabilirsiniz. Burada bulunan fotoğrafları incelediğinizde her birinin bulundukları bölgeye ait bir ikon olduklarını göreceksiniz.Bu yüzden bu karelerin nerede çekildiklerini bilmenize gerek yoktur çünkü o fotoğraf zaten tüm işi üstlenmiştir.Ünlü fotoğrafçıların manzara ya da seyahat fotoğrafları her zaman işte buradayım etkisini vermek üzere kurgulanmıştır. Bu özelliklerde bir fotoğrafı yakaladıktan sonra aynı sahneyi bu kez de farklı açılardan denemeyi unutmayın!

10 Seyahat gözlerinizi kendi çevrenize getirin

Yeni kültürler ve yerler keşfetmenin en güzel yanı şüphesiz ki fotoğrafçılık duyularınızı geliştirmesi ve sizi sürekli alarm halinde tutmasıdır. Tanımadığınız bir ortama girdiğinizde gözleriniz sürekli olarak fotoğrafı çekilecek yeni şeyler arar. Sizin yapmanız gereken ise yabancı ortamda aktif olan bu meraklı gözleri yaşadığınız çevreye de uygulamanız.

Bu bölümde vermiş olduğumuz ipuçlarını ve teknikleri kullanarak çıktığınız gezi eliniz bir dolu harika kare ile döndünüz. Şimdi sıra aynı teknikleri kendi çevrenize uygulamaya geldi.Şöyle bir düşünün; başka bir kültürden gelmiş olan birileri sizin onların kültüründen etkilendiğiniz biçimde onlar da sizin kültürünüzden etkilenecektir. İşte siz de bu bakış açısıyla kendi çevrenizi aynı heyecan ve yaratıcılıkla kayıt alına alabilirsiniz.Bu sebeple gezi gözlerinizi gittiğiniz her yere götürmeyi ihmal etmeyin..

 

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.