Parasoley

parasoleyParasoley, genelde luzumsuz bir aksesuar olarak görünse de, aslında lensiniz için gerçekten gerekli olan tek aksesuardır diyebiliriz. Peki parasoley ne işe yarar? Ya da, lensimizin üzerinde parasoley olmazsa, bunun ne zararını görürüz? Bu soruya cevap vermek için, hepimizin farkettiği basit bir örnekten yola çıkalım:

Gece, bir arabanın içindeyken, iç lambayı yaktığınızda, dışarıyı görmenizin güçleştiğini farketmişsinizdir. Bunun sebebi, gözbebeğine gelen ışık demetlerinin, “yabancı” ışık kaynağıyla “kirletilmesidir”. (Bu ışık kaynaklarına, yabancı yayınlarda “stray light” denmektedir). Fotoğraf makinamız için de aynısı geçerlidir: fotoğraf çekerken, filme ya da sensöre, sadece konudan gelen ışığın düşmesini isteriz. Oysa, fotoğraf çekerken, lensimizin çevresinde genelde çok sayıda istenmeyen ışık kaynağı olur; örneğin stüdyo ışıkları, sokak lambaları, hatta güneş gibi.
Parasoley, dışarıdan gelen ışığı engelleyerek, konudan gelen ışığı lense yönlendiren bir boru gibidir.
Yaprak tipi  genelde geniş açı objektiflerde kullanılsa da, daha uzun tipleri, 70-200 lenslerde çok yaygındır.
Objektifimizin üstünde parasoleyin sürekli kaldığından emin olmalıyız; illa ki güneşli havalarda kullanılan bir aksesuar değildir. Örnek vermek gerekirse, gece çekim yaparken, fotoğraf makinamızın üzerindeki sokak lambası da, istenmeyen ışıktır ve tarafından engellenmesi gerekir. Parasoley kullanmak, fotoğraflarımızdaki kontrastı artırır ve istenmeyen yansımaları önler.

Parasoleyin tek faydası bu değildir: parasoley kullanmayı alışkanlık haline getirdiğinizde, imaj kalitesini ciddi anlamda bozan ucuz ve adi UV filtrelerden de kolayca kurtulabilirsiniz; çünkü parasoley, lensinizi aynı zamanda çarpma gibi nedenlerden kaynaklanacak çizilmelere karşı korur.

Dikkat ettiyseniz, uzun odaklı lensler, daha uzun parasoleyler ile gelirler; bunun nedeni, odak uzadıkça, görüş alanının daralmasıdır. Görüş alanı daraldıkça, istenmeyen ışık kaynakları, görüntü üzerinde daha etkili olurlar. Ayrıca, geniş açı lensler, genelde daha etkili kaplamalara sahiptir; bu yüzden, istenmeyen ışık kaynakları, uzun odaklı lenslerde olduğu kadar problem yaratmazlar.

Genelde her lens ile birlikte parasoleyi de gelir; ancak bazı üreticiler parasoleyi ayrı satarlar; ya da ikinci el bir objektif  aldığınızda, parasoleyi genelde kaybetmiş olduğunuzdan, parasoley satın almanız gerekir. Yan sanayi parasoleyleri güvnle satın alabilirsiniz. Dikkat etmeniz gerekense, parasoleyin iç yüzeyinin yansıtıcı olmaması gerektiğidir. Bazı parasoleylerin içi, flok gibi bir maddeyle kaplıdır, bazıları ise mat boyanmıştır, bazılarında ise yivler bulunur. Kısacası, yan sanayi parasoley alırken, yeterli uzunluğa sahip olduğundan ve iç yüzeyinin yansıtıcı olmadığından emin olmalısınız.

Bazen, orjinal ekipman üretici tarafından sağlanan parasoleyler yeterli olmazlar, özellikle teleobjektiflerde! Çünkü, eğer full frame uyumlu bir lobjektif satın alıp, croplu bir makinada kullanırsanız, lensin görüş açısı, full frame’den haliyle daha dar olacak ve daha uzun bir parasoley gerekecektir. Parasoleyin, olması gerekenden uzun olması ise, vignetting dediğimiz köşe kararması sorunlarına neden olur.

Piyasada 4 tip parasoley bulunmaktadır: konik (petay shape), silindirik, lastik ve dikdörtgen. Dikdörtgen tipler, en efektif parasoleylerdir, ama ön elemanın döndüğü lenslerde – ki çoğu lens böyledir – kullanılamazlar. Uzun odaklı lenslerde çoğu zaman silindirik tip parasoleyler kullanılır; konik tipler ise, vignetting etkisini azaltmak için, geniş açı lobjektiflerde kullanılırlar. Lastik – kauçuk tipler ise daha ziyade eski makinaların lenslerinde kullanılan parasoleylerdir ve günümüzde kullanıldıklarına şahit olmadık; ama yan sanayileri oldukça boldur ve hafif, katlanabilir olmalarından dolayı kimi kullanıcılar tarafından tercih edilmektedir.

Ayrıca objektifinizi çarpmalara ve darbelere karşı da koruyacağını unutmamak lazım.

 

 

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.